Dut Ağacının Altında – Abdurrahman Seyhan
Bir kitap düşünün; sayfaları arasında dolaştıkça bazen bir çocuğun masumiyetiyle karşılaşıyor, bazen de bir yetişkinin hayat yükünü omuzluyorsunuz. Dut Ağacının Altında, tam da bu iki duygu arasında güçlü bir edebî yolculuk sunuyor.
“Aydınlık” hikâyesi, insanın içindeki karanlığı sorgulatırken şu soruyu fısıldıyor: “Işık, gözlerimizde mi yoksa yüreğimizde mi saklı?” “Talihsizlikler” ise hayatın küçük detaylarının, nasıl büyük dönüşümlere kapı aralayabileceğini sade ama etkileyici bir dille anlatıyor.
Kitabın en çarpıcı hikâyelerinden biri olan “Çiçekler ve Aynalar”, geçmişle hesaplaşmanın, mezarlıklarda bile filizlenebilecek bir umuda dönüşebileceğini gösteriyor.
Neden etkileyici?
• Doğa–insan ilişkisi: “Balıklar ve Domuzlar”, insanın doğayla mücadelesini
şiirsel bir dille yansıtıyor.
• Metafor gücü: “Suda Sarı Çiçek”, sıradan bir ayrıntının nasıl derin bir iç
hesaplaşmaya dönüştüğünü gösteriyor.
• Evrensellik: Her hikâye, farklı coğrafyalardan insanların ortak duygularına
dokunuyor.
Bu kitap, bir dut ağacının dalları gibi… Kökleri geçmişe, yaprakları geleceğe uzanıyor. Okurken kendinizi kaybetmek için değil, kendinizi bulmak için okuyacaksınız.
Siz hangi hikâyenin tohumunu ekeceksiniz?